Tümör ve Kanser Girişimsel Tedavisi
Girişimsel tümör ve kanser tedavisi, vücutta büyüyen iyi huylu (benign) veya kötü huylu (malign) tümörlerin tedavisinde yenilikçi yaklaşımlar sunmaktadır. Tümör, Latince kökenli bir kelime olup şişlik, yumru veya ur anlamına gelmektedir. Kanser kelimesi kötü huylu tümörler için kullanılmaktadır. Kanserler erken dönemde saptanıp tedavi edilmediğinde, metastaz yaparak diğer organlara yayılabilmektedir. Bu durum, erken teşhisin ve doğru tedavi yöntemlerinin önemini artırmaktadır. Girişimsel yöntemler, minimal invaziv çözümlerle tedavi sürecini daha etkili hale getirmektedir.
Tümör ve Kanser Nedenleri
Tümörlerin oluşumunda bir çok genetik ve çevresel faktör rol oynamaktadır. Bu faktörler genel olarak kanser riskini artırmaktadır.
- Sigara ve alkol kullanımı: Akciğer, karaciğer ve baş-boyun bölgesi kanserlerinin ortaya çıkmasına yol açmaktadır.
- Çevre kirliliği ve radyasyon: Uzun süre radyasyona maruz kalan kişilerde özellikle tiroid kanseri riski artmaktadır.
- Beslenme alışkanlıkları: Düzensiz ve sağlıksız beslenme, bazı kanser türlerine yol açmaktadır.
- Genetik faktörler: Aile geçmişinde kanser bulunan kişilerde risk daha yüksek olmaktadır.
- Uzun süreli stres ve sıkıntı: Stres, bağışıklık sistemini zayıflatarak kanser gelişimine zemin hazırlamaktadır.
- Kimyasal maddeler: Bazı mesleklerde kimyasallara uzun süre maruz kalmak kanser riskini artırmaktadır.
- Ultraviyole ışınları: Güneş ışınlarına aşırı maruz kalan kişilerde özellikle cilt kanseri riski artmaktadır.
En sık görülen tümör türleri
- Erkeklerde: Akciğer, prostat, kalın bağırsak, mide, deri ve pankreas kanserleri sık görülmektedir.
- Kadınlarda: Meme, akciğer, kalın bağırsak, serviks, over ve mide kanserleri en yaygın olanlardır.
Tümörleri Saptamada Kullanılan Görüntüleme Yöntemleri
Tümörlerin erken teşhisi, doğru görüntüleme yöntemleri ile mümkün olmaktadır. Bununla birlikte, kullanılan her yöntem farklı avantajlar sağlamaktadır.
- Direkt Röntgen: Kemiklerdeki tümörleri tespit etmektedir. Özellikle, kemik yapılardaki değişiklikleri hızlı bir şekilde gösterir.
- Ultrasonografi (US): Yumuşak dokulardaki tümörlerin görüntülenmesini sağlamaktadır. Bu nedenle, yumuşak dokuların incelenmesinde yaygın olarak tercih edilmektedir.
- Bilgisayarlı Tomografi (BT): Kesitsel görüntü alarak tümörün boyutunu ve yayılımını belirlemektedir. Özellikle, tümörün komşu dokularla ilişkisini göstermek için de kullanılmaktadır.
- Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG): Vücuttaki organlar ve yumuşak dokulardaki tümörleri görüntülemede oldukça başarılıdır.
- PET-CT: Tüm vücutta kanserli bölgeleri saptamaktadır. Bununla birlikte, kanserin evrelemesinde ve tedaviye yanıtın değerlendirilmesinde önemli bir rol oynamaktadır.
- SPECT: Kanserli bölgeleri radyoaktif izotoplarla belirlemektedir.
- Sintigrafi: Kanserleri tespit etmek için kullanılan diğer bir yöntemdir.
Tümörleri saptamada kullanılan biyopsi işlemleri
Biyopsi, tümörün türünü ve malign olup olmadığını tespit etmek için kullanılmaktadır.
- Açık biyopsi: Cerrahi müdahale ile tümörlü doku alınmakta ve incelenmektedir.
- Parça biyopsisi (Tru-Cut Biyopsi): Lokal anestezi ile özel iğneler kullanarak tümörlü dokudan örnek alınmaktadır. Bu yöntem, minimal invaziv olduğu için sıklıkla tercih edilmektedir.
- İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi (İİAB): Tümörlü dokudan ince iğneler yardımıyla örnek alınmakta ve incelenmektedir. Sonuç olarak, hızlı ve etkili bir yöntemdir.
- Fırça Biyopsi: Tümörlü dokudan özel bir fırça yardımıyla örnek alınmaktadır. Bu yöntem genellikle sindirim sistemi tümörlerinde kullanılmaktadır.
- Forceps Biyopsi: Sindirim sistemi veya safra kanalı gibi bölgelerden özel cihazlarla örnek alınmaktadır.
Girişimsel Tümör ve Kanser Tedavilerinin Avantajları
Girişimsel tedavi yöntemleri, ameliyatsız tedaviler olduğu için hastalar için daha konforludur ve aynı zamanda tedavi sürecini de hızlandırmaktadır. İşlemler Girişimsel Radyoloji Ünitelerinde gerçekleştirilmektedir.
- Lokal anestezi ve sedasyon ile uygulanmaktadır: Çoğunlukla genel anestezi gerektirmemekte, böylece genel anesteziye bağlı riskler azalmaktadır.
- Görüntüleme yöntemleri rehberliğinde yapılmaktadır: Hedef dokulara ulaşma hassasiyetini artırmaktadır. Bununla birlikte, komplikasyon riski azalmaktadır.
- Hastanede kalış süresi kısalmaktadır: Diğer cerrahi yöntemlere göre daha hızlı iyileşme sağlamaktadır.
- Yan etkileri azdır: Minimal invaziv yöntemlerle, iyileşme süreci daha kısa ve rahat geçmektedir. Dolayısıyla, hastalar günlük aktivitelerine daha çabuk dönebilmektedir.
Girişimsel Tümör ve Kanser Tedavi Yöntemleri
Aşağıda belirtilen girişimsel tümör tedavileri, tümörlerin yapısına, boyutlarına ve yaygınlığına bağlı olarak tek başına ya da kombine tedavi yöntemleri şeklinde uygulanabilmektedir.
1. Embolizasyon Tedavileri
- Basit Embolizasyon: Tümörü besleyen atardamarlara küçük kürecikler yerleştirilerek damarlar tıkanmaktadır. Miyom ve prostat tümörlerinde sıklıkla kullanılmaktadır.
- Kemoembolizasyon: Embolizasyon sırasında tümör dokusuna kemoterapi ilaçları enjekte edilmektedir. Karaciğer tümörlerinin tedavisinde etkili olmaktadır.
- Radyoembolizasyon: Radyoaktif maddeler içeren kürecikler tümör dokusuna doğrudan verilmektedir. Karaciğer tümörlerinde yaygın olarak uygulanmaktadır.
2. Ablasyon Tedavileri
- Radyofrekans Ablasyon (RFA): Tümör dokusuna yerleştirilen özel iğnelerle radyofrekans dalgaları kullanılarak tümör yakılmaktadır. Karaciğer, böbrek ve akciğer tümörlerinde kullanılmaktadır.
- Mikrodalga Ablasyon: Elektromanyetik dalgalar kullanarak tümör dokusu tahrip edilmektedir.
- Kriyoablasyon: Argon gazı kullanarak tümör dokusu dondurulmakta ve hücreler öldürülmektedir.
- Alkol Ablasyon: Saf alkol enjekte ederek tümör hücreleri yok edilmektedir. Kistik tümörlerin tedavisinde yaygın olarak kullanılmaktadır.
