Aorta Anevrizması Girişimsel Tedavisi
Aorta anevrizması, kalpten başlayarak batın bölgesine kadar uzanan ve vücudun en büyük atardamarı olan aorta damarının genişlemesi ile karakterize edilen bir hastalıktır. Özellikle abdominal aorta anevrizması olarak adlandırılan formu, aortanın batın içindeki kesiminin genişlemesi sonucu ortaya çıkmaktadır.
Bu rahatsızlığın en önemli riski, özellikle anevrizmanın yırtılması ve batın içerisine ani kanama olmasıdır. Yırtılma sonucunda meydana gelen bu kanama, genellikle ölümcül sonuçlara yol açmaktadır. Abdominal aorta anevrizmasının çapı arttıkça, yırtılma ve özellikle kanama riski de ciddi ölçüde artmaktadır. Bu nedenle, özellikle erken teşhis ve tedavi hayati önem taşımaktadır. Abdominal aorta anevrizmasının tedavisinde uygulanan endovasküler yöntem ise EVAR (EndoVascular Aneurysm Repair) olarak adlandırılmaktadır.
Abdominal Aorta Anevrizmasının Nedenleri ve Risk Faktörleri
Aorta anevrizmasının gelişmesinde birçok faktör rol oynamaktadır. Bu faktörler şunlardır:
- Hipertansiyon: Yüksek tansiyon, özellikle damar duvarlarına baskı yaparak anevrizma oluşumuna zemin hazırlar.
- Aterosklerotik damar hastalığı: Damar sertliği, anevrizma riskini artıran önemli bir faktördür.
- Genetik faktörler: Aile geçmişinde anevrizma öyküsü olan bireylerde risk daha yüksektir.
- Kolesterol yüksekliği: Kolesterol birikimi, damar duvarlarında zayıflamaya neden olabilir.
- Sigara kullanımı: Sigara içmek, damarların yapısını bozarak anevrizma riskini artırır.
- İlerlemiş yaş: Yaş ilerledikçe damar duvarlarının elastikiyeti azalır.
- Cinsiyet: Erkeklerde, kadınlara oranla daha sık görülmektedir.
Aorta Anevrizması Teşhis Yöntemleri
Aorta anevrizması tanısında çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. İlk olarak, **fizik muayene** ile doktorlar karın bölgesindeki genişlemeyi fark edebilirler. Ancak kesin tanı için görüntüleme yöntemleri gerekmektedir:
- Ultrasonografi
- Bilgisayarlı Tomografi
- Manyetik Rezonans
- Konvansiyonel Anjiyografi
Bu yöntemler, anevrizmanın boyutunu, yerini ve genişleme derecesini belirlemek için oldukça etkili sonuçlar vermektedir.
Aorta Anevrizması Tedavi Yöntemleri
Aorta anevrizmasının tedavisinde iki ana yöntem kullanılmaktadır: cerrahi tedavi ve endovasküler tedavi. Bu yöntemler genellikle hastanın genel sağlık durumuna, anevrizmanın büyüklüğüne ve yerleşimine göre tercih edilmektedir.
- Cerrahi Tedavi: Cerrahi tedavi, genişlemiş olan damar bölgesinin cerrahi olarak çıkarılması ve yerine yapay bir damar yerleştirilmesi işlemidir. Bu işlem, özellikle büyük anevrizmalarda tercih edilmektedir.
- Endovasküler Tedavi (EVAR): Endovasküler tedavi, cerrahi müdahaleye gerek kalmadan, damarların içerisinden yapılan bir işlemdir. Bu yöntemde kasıklardan girilerek genişlemiş damar bölgesine yapay bir damar yerleştirilmektedir. Ayrıca bu işlem, minimal invaziv bir yöntem olup hastalar için daha az travmatik bir tedavi seçeneği sunmaktadır.
Endovasküler Aorta Anevrizması Tedavisi Nasıl Yapılır?
Endovasküler tedavi, genellikle anjiografi ünitesinde ve lokal anestezi altında gerçekleştirilmektedir. İşlem öncesinde, hastaya yapılan Bilgisayarlı Tomografi Anjiyografi ile anevrizmanın boyutları ve kullanılacak olan greft materyalleri belirlenmektedir. İşlem sırasında, her iki kasıktaki atardamarlardan ultrasonografi kılavuzluğunda girilerek damar kılıfları yerleştirilmektedir. Ardından, damar kılıfları içerisinden ilerletilen kateterler yardımıyla anevrizmatik segment tespit edilmekte ve bu bölgeye yapay damar yerleştirilmektedir. Bazı durumlarda, yapay damarın tam uyumlu hale gelmesi için balon şişirilerek damar çeperine baskı yapılmaktadır.
Endovasküler Tedavinin Riskleri
Her tıbbi işlemde olduğu gibi, endovasküler aorta anevrizması tedavisinin de bazı riskleri bulunmaktadır. Bu riskler arasında şunlar yer almaktadır:
- Enfeksiyon riski
- Anevrizma içerisine kaçak oluşması
- Kasık bölgesindeki giriş yerinde kanama veya tıkanma
- Aortadan çıkan atardamarlarda tıkanma
Endovasküler Tedavinin Cerrahi Tedaviye Göre Avantajları
Endovasküler tedavinin cerrahi tedaviye göre birçok avantajı bulunmaktadır:
- İşlem süresi daha kısadır: Cerrahi operasyona kıyasla daha hızlı tamamlanmaktadır.
- Hastanede yatış süresi daha kısadır: Hastalar genellikle birkaç gün içinde taburcu edilmektedir.
- Daha az ağrı oluşur: İşlem minimal invaziv olduğu için cerrahi kesiğe bağlı ağrı daha azdır.
- Operasyon kesi boyutu küçüktür: Cerrahi operasyondaki büyük kesilere göre daha küçük kesiler yapılmaktadır.
- Seçilmiş hastalarda komplikasyon oranı daha azdır: Sonuç olarak, doğru seçilmiş hastalarda endovasküler tedavi, cerrahiye göre daha güvenlidir.
Beyin anevrizma tedavisi için ilgili bağlantıyı inceleyebilirsiniz.
